Türkiye'den her dönüşte biraz daha
Büyüyorum. Ya da öyle geliyor. Giderken geride kalanı düşünmek. Yan yana dururken birden binlerce km uzaklara gitmek. Sonra aynı şeyi bir kaç gün sonra TRde gözü yaşlı kalanlar için hissetmek. Ve bunları yıllarca tekrarlamak. Tekrarlamak. Ve sonra bunların izlerini hissetmek. Derinlerdeki izlerden kaçmak için kendini uyuşturmak.Ama izlerin olumlu yansıması da var. Büyümenin anlamı, izlerin bedeli. İki ülkede de korkusuz olmak. Geçen hafta TRdeki olaylar bana ne kadar uzak geldiyse bu gün de iştekiler oldukça alakasız geldi. Küçük dünyamda debelenirken ("beyhude telaşlarım") sanki bütün dünya da küçülüyor ve başka şeyler gözükmez oluyor. İşte o raddeden sonra boğulma başlıyor. Oysa benim dünyam ve etrafımdaki dünya çok büyük, zengin. TR'de bunu hatırlıyorum.
Herşey olacağına varır.

