Kitaptan az bir bölüm okudum. Harika doğallıkta bir anlatım, doğal bir olağanüstülük. Ama bu sırrı çözdüm. Can Yayınları'nın sitesinde, haberlerde söyle bir bilgi verilmiş:
(..)
"Gerçekçilik ve fantezinin bir karışımı olan Büyülü Gerçekçilik Latin Amerika?da oluşan bir akım. Bu karışım, eserde meydana gelen her şeyin sıradan, günlük olaylar olmasına dayanıyor. Büyülü Gerçekçilik sınırları içinde yer alan her şey hikâyedeki karakterler tarafından tipik yaşam olarak kabul ediliyor. Konular ne kadar olağandışı olursa olsun durum son derece alışagelmiş görülüyor, kayıtsızca davranılıyor. Bu, Büyülü Gerçekçiliğin en önemli özelliğidir. Büyülü Gerçekçilikte başka bir eylemi doğuran hiçbir eylem yoktur. Bir adamın attığı beyzbol topunun bir arıya dönüşmesi için ne bir eyleme ne bir makineye ne de bir büyüye gerek vardır.
Sıradan ve dünyevi olanı görmek yerine Büyülü Gerçekçilik hayal gücüne, okurun zihnini heyecanlandıracak olan bir yaşam kıvılcımı getiriyor. Hayal ve gerçeğin birbirinin içinde eridiği, gerçekçilik ve fantezinin bir karışımı olan Büyülü Gerçekçilik yaşam üzerine, insanların düşünüş ve davranış şekilleri üzerine farklı bir bakış açısı da getiriyor."

